<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jul 2010 14:04:02 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Miraç Gecesinde Hangi dua yapılır?</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/dualar/mirac-gecesinde-hangi-dua-yapilir</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/dualar/mirac-gecesinde-hangi-dua-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 13:54:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[m]]></category>
		<category><![CDATA[miraç gecesi duası]]></category>
		<category><![CDATA[miraç kandili duası]]></category>
		<category><![CDATA[mirac kandilinde dua]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek gecelerde dua]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek gecelerde yapılacak dualar]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek günlerde dua etmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1845</guid>
		<description><![CDATA[Miraç Gecesinde yapılabilecek güzel bir duayı sizlerle paylaşıyoruz:
Euzü billahi mineş-şeytanir-racîm
Bismillahir-rahmanir-rahîm
Ey  Bizleri varlığa erdiren
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize  duyuran
Güzeller Güzeli Rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar  olsun.
Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimiz&#8217;e Sonsuz  salât ü selam olsun.
Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek  gecede bir  kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:
1. 	YA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Miraç Gecesinde yapılabilecek güzel bir duayı sizlerle paylaşıyoruz:</p>
<p>Euzü billahi mineş-şeytanir-racîm<br />
Bismillahir-rahmanir-rahîm</p>
<p>Ey  Bizleri varlığa erdiren<br />
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize  duyuran<br />
Güzeller Güzeli Rabbimiz!<br />
Sana sonsuz hamd ü senalar  olsun.</p>
<p>Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimiz&#8217;e Sonsuz  salât ü selam olsun.</p>
<p>Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek  gecede bir  kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:</p>
<p><strong>1. 	YA İLAHEL-ALEMİN!</strong></p>
<p>Bize verdiğin isteme duygusu ve  istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs&#8217;ati genişliğindeki kapına  dayanıyor, şu mübarek  gecede  bir kere daha hâlimizi arz etmek  istiyoruz. Hâlimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir  kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım  kıvrandıran dertlerimize derman.. İcabet buyur ey Rahîm ü Rahmân!</p>
<p><strong>2. 	EY ÇARESİZLER ÇARESİ! </strong></p>
<p>Senin dualara icabet etme  mecburiyetin yoktur; ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de  çoktur. Bütün dileklerimizi kabul buyur ve bunları kabulünü  vicdanlarımıza duyur; aç ve yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi  iman ve itminanla doyur.</p>
<p>Ciddi bir yol almış sayılmasak da  yıllar var hep yollardayız. Ufkumuz gam ve kederle tülleniyor.  Önümüzdeki engebeler beşer takatini aşkın görünüyor. Ümmet-i Muhammed  (aleyhissalatü vet-teslîmât) perişan, derbeder ve ızdırap içinde..  Müslümanlık gelenek ve göreneklerin darlığına mahkum.. İbadet ü tâat  kültür televvünlü.. Duygular, düşünceler fantezilere emanet..  Mücadelelerin esası da çıkarlar, menfaatler, ırkî mülahazalara dayalı.  Sen bizlere çıkar yol lutfeyle ya Rabbi!</p>
<p><strong>3.YA RAB! </strong></p>
<p>Önümüzdeki  şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın  darlığıyla başbaşa bırakma; akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden,  nefislerimizi cismânîliğin baskılarından, gönüllerimizi de hevâ ve  heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle. Kapının kullarını; ilimde  kibir u gururdan, ibadette riya ve gafletten ve duygularına renk attıran  ülfetten koru. Senin yolunda yürüyor gibi görünüp Senden uzaklaşmak,  kurbet atmosferinde içiçe firkat yaşamak, hep rızadan söz edip gazap  arkasından koşmak ne acıdır! Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet  vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.</p>
<p><strong>4.	EY  GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN! </strong></p>
<p>Şu mübarek gece hürmetine Bizleri  bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde  yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her  yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av  bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize  oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden  belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bu  güne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir  edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize  yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!</p>
<p><strong>5. 	EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN! </strong></p>
<p>Bir süre ayrı  düştükten sonra dönüp Sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun. Sana  yönelenlere hep &#8216;Gelin, gelin&#8217; diyorsun. Ey Rab! Böyle emekleye emekleye  sürünmeyi de gelme kabul edeceksen, müsaade buyur &#8216;Biz de geldik&#8217;  diyelim. Geldik ve Sana, yolların amansızlığını, nefis, şeytan ve  hevânın imansızlığını, bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz.  Bilhassa, her zaman hatalara açık duran, mâsiyetlere meyyal bulunan ve  ululuğuna karşı hep saygısız davranan, serkeş nefsimizi Sana şikayet  ediyoruz. Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya  Rabbi!</p>
<p>Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine  karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. Ya Rabbi  lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olmadığın  bütün kirli sözlerden temizle.. Kalblerimizi gösterişten ve iki  yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!</p>
<p>Her hal ve tavrımızı rızan  istikametinde eyle.. Niyetlerimizi ihlaslı kıl ve bize lütfettiğin bütün  şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!</p>
<p><strong>6.	EY TALİHSİZLERİN  SIĞINAĞI, EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA  KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ! </strong></p>
<p>Şu anda duygularımız derbeder,  davranışlarımız ahenksiz, ruhlarımız kirli, ayaklarımız titrek,  ellerimiz mefluç, çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık, havalar  boz-bulanık, mağripler hicranla tül tül, maşrıklar lütfuna kalmış&#8230;  İşte böyle bir dağınıklık içinde Sana geldik. Böyle gelenlerin ilki  değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit  kapısı, bizler de bu kapının önündeki liyakatsiz dilenciler. Şimdiye  kadar gelip Senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç  olmamış; hiçbir kaçkın ve pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı  Senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır. Bizi hilm ü  silminle güçlendir. Zalimlere de varlığını duyur.</p>
<p><strong>7.	EY HER  DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI! </strong></p>
<p>Şu  mübarek gecede binler, yüz binler Senin karşında divan durarak  ellerimizi Sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla,  kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet  desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve &#8220;Biz geldik&#8221; diyoruz.  Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine, her sese ve herkese merhamet  ettiğine gönülden inanarak kaçkınlığımızı muvakkat dahi olsa görmüyor,  günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, karıştırdığımız  haltlara değil, Senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona  bağlıyoruz; Enîsimiz Sen isen, çevrenin vahşetinden bize ne! Her yanda  şeytan ve avenesi içten içe homurdanıp duruyorlarmış, Sen bizimle  olduktan sonra ne ifade eder ki!</p>
<p>Sen her şeyin biricik hâkimisin  ve hükmünü engelleyecek bir güç de yoktur. Sen saltanat dairen içinde  en küçük şeyleri görür, en cılız sesleri işitir, hiçbir şeyi ve hiçbir  kimseyi cevapsız bırakmazsın.</p>
<p><strong>8.	EY YÜCELER YÜCESİ! </strong></p>
<p>Sen  biliyorsun, biz de bunun farkındayız; ömrümüzün hasenât kefesi bomboş,  pek çoğumuz itibarıyla bir ihlâs bezginliği içindeyiz. Çoğumuz gafil,  bedbin, dünsüz-yarınsız sefil birer hâlzede gibi aktüalite ile iç  içeyiz. Her hâlimizde âlâyiş, gösteriş, köpük köpük hevâ ve heves;  sürekli zevk u sefâya, makama, mansıba, şöhrete, şana ve dünyevî  hülyalara oynuyoruz. Yığınların rüya ve hülyaları<a title="ekonomi" href="http://www.samanyoluhaber.com/ekonomi-haberleri.html" target="_blank">ekonomi</a>ve refah;  taptıkları da dolar, dinar ve euro. Ruhlar meflûç, kalbler kötürüm,  basîret âmâ, düşünceler kirli, davranışlar da tam buna göre&#8230; Gece ve  gündüz gibi iki yüzlü yaşıyoruz, ak görünüyor kapkara davranıyoruz;  idare ve siyaset deyip hem ışık türküleri söylüyor hem de karanlık  ağıtları mırıldanıyoruz. Devirlere, dönemlere göre renkten renge  giriyor, bukalemunları şaşırtacak mârifetler (!) sergiliyor ve aldatmayı  beceri kabul ediyoruz.</p>
<p><strong>9.	EY RAB! </strong></p>
<p>Ellerimiz-ağızlarımız,  gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden  fersah fersah uzak ve âdeta nankörlüğe kilitli; eller memnû meyvelerde,  ağızlar harama açık duruyor; gözler başkalarının kusur müfettişi..  Yalan revaçta, hıyanet âdiyattan bir şey, hakkın ismi var sadece; adalet  &#8220;sayyâd-ı bîinsaf&#8221;ların hazırladığı kapanların önüne saçılmış birkaç  dane gibi bir şey; vefa Kafdağı&#8217;nın arkasında, ahde hürmet unutulup da  bir köşede kalmış; buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak  dorukta. Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, tenperverlik  duygusu boyunlarımızda âdeta çelikten bir kement; her biri birer gayya  olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve mahiyet-i  nefsü&#8217;l-emriyemize göre kendimiz olamıyoruz. Dünya ve ukbâ kazancı adına  ne ciddî bir hesap ne de tutarlı bir plâna sahibiz. Kazançlar kuşağında  sürekli kaybediyoruz; kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla  teselli olmaya çalışıyoruz. Zamanı suçlama, şartlara lânetler yağdırma  da ayrı bir avunma yolu.</p>
<p>Bütün bunlara rağmen ya Rab! Bizi bize  bırakmaman en büyük dileğimiz. Kendimiz edip kendimiz bulsak da,  rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek vüs&#8217;atte.  Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!</p>
<p>Dua edenlere cevap  veren Sen, ızdırapları dindirip ihtiyaçları gideren Sen, devrilenleri  kaldırıp doğrultan Sen, çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi  eden de Sensin! Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı; nefsânîlik  ve gaflet, ibadetlerimizin mânâ ve özünü alıp götürdü; samimiyetsizlik  dualarımızın kolunu-kanadını kırdı. Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz  tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere.. Var  eden Sensin, yok eden de Sen; uzak tutan Sensin, yaklaştıran da Sen; Sen  bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın  neş&#8217;esini tattırmasaydın şu söylediklerimizi mırıldanamazdık.  Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize  yakınlığını duyur ve benliğimizde Sana karşı yaklaşma heyecanları uyar.</p>
<p><strong>10. 	EY RAB! </strong></p>
<p>Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi  bize de rahmetinle teveccühte bulun.. İç dünyamızı varlığının ziyasıyla  nurlandır ve bizi Sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle;  halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız  bırakma. Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize  istikamet, niyetlerimize de hulûs istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla  yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur.</p>
<p><strong>11. 	EY AFFI TECZİYESİNİN ÖNÜNDE RAHMET TAHTININ SULTANI! </strong></p>
<p>Bu  mukaddes miraç gecesinde bizleri de bağışla, öyle bir dünyada hayata  gözlerimizi açtık ve öyle bir âlemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak,  arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı  takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce  fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine  ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her hâlimizden belli; bizleri yara-bere  almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bugüne kadar elli defa  çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi  Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma  yollarını göstermeni diliyoruz.</p>
<p><em>Ey Yüceler Yücesi!</em></p>
<p><em>Efendimiz  Hazreti Muhammed&#8217;e, Muallâ aile efradına ve  bütün ashab-ı güzînine  salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur  ya Rabbi!..</em></p>
<p><em>Amin amin amin<br />
Velhamdü lillahi  Rabbil  aleminel-fatiha</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/dualar/mirac-gecesinde-hangi-dua-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kader nedir, kadere iman nasıl olacak?</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/kader-nedir-kadere-iman-nasil-olacak</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/kader-nedir-kadere-iman-nasil-olacak#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:46:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soru ve Cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[islama göre Kader nedir, kadere iman nasıl olacak?]]></category>
		<category><![CDATA[Kader nedir, kadere iman nasıl olacak? sorusu ve cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[Kader nedir, kadere iman nasıl olacak? sorusunun cevabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1709</guid>
		<description><![CDATA[Soru:
Bizim gibi cahil kesimin en fazla ihtilafa düştüğü konulardan birisi de kader konusu. Biz Allah Teâla&#8217;nın bizim için ezelde irade ettiği ve levh-i mahfuza yazdığı bir hayatı mı yaşıyoruz, kullar kendi iradeleri ile mi hidayette veya küfürde olurlar, kulun iradesi ne işe yarar, Allah Teâla dileyeni mi hidayete erdirir -dilediğini mi hidayete erdirir veya dileyeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soru:<br />
Bizim gibi cahil kesimin en fazla ihtilafa düştüğü konulardan birisi de kader konusu. Biz Allah Teâla&#8217;nın bizim için ezelde irade ettiği ve levh-i mahfuza yazdığı bir hayatı mı yaşıyoruz, kullar kendi iradeleri ile mi hidayette veya küfürde olurlar, kulun iradesi ne işe yarar, Allah Teâla dileyeni mi hidayete erdirir -dilediğini mi hidayete erdirir veya dileyeni mi saptırır- dilediğini mi saptırır. Kadere nasıl iman edeceğiz ? </p>
<p>Cevap:<br />
Bu soruya kısmen de olsa geçen haftaki yazının ikinci sorusunun cevabında açıklık getirmiştik. Burada şunları ilave etmekle yetinebiliriz:<br />
Allah Teâlâ&#8217;nın elbette yaratılmış her şeyi kuşatan iradesi ve kudreti vardır ve her şeyi yalnızca O yaratır. Ancak O&#8217;nun adalet sıfatı da vardır, kendisine zulmü kendisi haram kılmıştır. Adalet ve zulmün Allah için anlamı, bizim anlamayacağımız, bilemeyeceğimiz bir anlam değildir; Kitabında adalet ve zulümden söz etmiş, kullarına bu kavramları açıklamış, kendisinin de bu kavramlar çerçevesinde adil olduğunu, zalim olmadığını bildirmiştir. Eğer Allah bir yandan kulların ne yapacaklarını, onların iradeleri dışında belirleyip bir tarafa yazsa, onları bu fiillere mecbur kılsa, öte yandan da &#8220;Niçin şunu yaptın, bunu yapmadın&#8221; dese, bazı yapma ve yapmamalara ceza verseydi adil olmazdı. İşte kaza, kader, kulun irade hürriyeti, fiili konuları konuşulurken, düşünülürken mutlaka yukarıda ortaya koyduğumuz esas çerçevesinde düşünülmelidir.<br />
Özetle kulun da kendine mahsus bir küllî bir de cüz&#8217;î iradesi vardır. Küllî irade, fiile uygulanmadan var olan ve bütün seçenekleri kapsayan (yapmaya da yapmamaya da karar vermeyi sağlayan) iradedir. Cüzî irade ise bunun bir seçeneği için kullanılan (yapma veya yapmamayı seçen) iradedir. İnsanlar sorumlu tutulacakları fiilleri yapıp yapmamakta hürdür, bu sebeple de yapınca veya yapmayınca sorumlu olurlar. Allah her şeyi, zaman ve mekan engeli olmadan bildiği için, zamanı gelince kulun, serbest iradesi ile neyi seçeceğini de bilmekte ve onu yazdırmaktadır. Eskilerin deyişi ile &#8220;ilim maluma tabidir&#8221;; olan, Allah öyle bildiği ve yazdığı için değil, bilgi, öyle olacağı içindir; serbest seçim ve irade ile öyle yapılacağı için öyle bilinmiştir. Hidayet ve dalalet, doğru veya eğri yolda olmak, bunlara yöneltmek de öyledir; Allah kulunu, onun isteği dışında saptırıp da sonra &#8220;Niçin saptın&#8221; diye sormaz. Kul doğru yolu seçerse Allah da onu murad eder, eğri yolu seçerse Allah da onu -kulun ek bir irade ve fiili bulunmadan- engellemez. Kullar hidayet ve dalalet konusunda Allah&#8217;a dua ederler; mesela işte bu fiil (dua), kendi iradeleriyle yanlış yola girmek isteyenlerin Allah tarafından engellenmesi için bir ek fiil, ek irade sayılabilir.<br />
Kaza, kader, kulun iradesi, kudreti, fiili, sorumluluğu konularında benim anlayış ve inancım özetle bundan ibarettir; hem ilgili nasları hem de İslam tarihi boyunca bu konuda ortaya çıkmış görüşleri, açıklamaları gözden geçirdikten sonra bu sonuca varmış bulunuyorum. </p>
<p>Kaynak : www.hayrettinkaraman.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/kader-nedir-kadere-iman-nasil-olacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sehiv secdesi nasıl yapılır ve ne gibi durumlarda sehiv secdesi yapmak gerekir? -o.babur</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/sehiv-secdesi-nasil-yapilir-ve-ne-gibi-durumlarda-sehiv-secdesi-yapmak-gerekir-o-babur</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/sehiv-secdesi-nasil-yapilir-ve-ne-gibi-durumlarda-sehiv-secdesi-yapmak-gerekir-o-babur#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:46:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soru ve Cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[islama göre sehiv secdesi nasıl yapılır ve ne gibi durumlarda sehiv secdesi yapmak gerekir? -o.babur]]></category>
		<category><![CDATA[sehiv secdesi nasıl yapılır ve ne gibi durumlarda sehiv secdesi yapmak gerekir? -o.babur sorusu ve cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[sehiv secdesi nasıl yapılır ve ne gibi durumlarda sehiv secdesi yapmak gerekir? -o.babur sorusunun cevabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1673</guid>
		<description><![CDATA[Sehiv secdesi; &#8220;yanılma ve unutma secdesi&#8221; demektir. Namazın farzlarından birinin tehiri (geciktirilmesi) veya vaciplerden birini terk ve ya tehiri halinde yapılması gerekir. 
Şöyle yapılır: 
Son oturuşta yalnız &#8220;Tahiyyat&#8221; okunduktan sonra iki tarafa selam verilir. Ondan sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; denilerek secdeye varılıp üç kere &#8221; Sübhane Rabbiye&#8217;l-alâ &#8221; okunur. sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; denilerek kalkılır. Bir tesbih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sehiv secdesi; &#8220;yanılma ve unutma secdesi&#8221; demektir. Namazın farzlarından birinin tehiri (geciktirilmesi) veya vaciplerden birini terk ve ya tehiri halinde yapılması gerekir. </p>
<p>Şöyle yapılır: </p>
<p>Son oturuşta yalnız &#8220;Tahiyyat&#8221; okunduktan sonra iki tarafa selam verilir. Ondan sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; denilerek secdeye varılıp üç kere &#8221; Sübhane Rabbiye&#8217;l-alâ &#8221; okunur. sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; denilerek kalkılır. Bir tesbih miktarı duraklamadan sonra tekrar &#8220;Allahu Ekber&#8221; deyip ikinci secdeye varılır. Yine üç kez &#8221; Sübhane Rabbiye&#8217;l-alâ &#8221; okunduktan sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; denilerek kalkılır ve oturulur. Tahiyyat, Salli-Barik ve&#8221;Rabbena atina&#8221; okunup önce sağ tarafa sonra da sol tarafa selâm verilir.  </p>
<p>Mesela; Vitir namazında Kunut dualarını unutmak, Fatiha&#8217;dan sonra zamm-ı sure okunması gereken yerde zamm-ı sureyi okumadan rükûa gitmek, birinci tahiyyâta oturmayı unutmak, namazda secde ayeti okunduğu zaman secde etmemek gibi durumlarda vacip terk edildiği için sehiv secdesi gerekir. </p>
<p>Üç veya dört rekatlı farz namazlar ile vitir namazında ikinci rekattan sonra tahiyyat&#8217;ı okuduktan sonra hemen ayağa kalkmayıp &#8220;Salli-Barik okuduktan sonra ayağa kalkmak, Fatiha&#8217;yı okumadan zamm-ı sureyi okuyup daha sonra fatihayı okumadığını hatırlayıp Fatiha&#8217;yı okumak, gibi durumlarda ise vacip tehir edildiği için yine sehiv secdesi gerekir.  </p>
<p>Sehiv secdesi yapılması gereken durumda unutup selam verilirse namazın yeniden kılınması gerekmez.  </p>
<p>Kaynak :  Büyük İslam ilmihali. Ömer Nasuhi BİLMEN. sayfa 181 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/sehiv-secdesi-nasil-yapilir-ve-ne-gibi-durumlarda-sehiv-secdesi-yapmak-gerekir-o-babur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR PAPAZIN SORULARI; &#8211; &#8221;Tanrının bir parçası İSA (A.S)YERLEŞMİŞTİR!!! iddiasına verilen CEVAP</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/bir-papazin-sorulari-tanrinin-bir-parcasi-isa-a-syerlesmistir-iddiasina-verilen-cevap</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/bir-papazin-sorulari-tanrinin-bir-parcasi-isa-a-syerlesmistir-iddiasina-verilen-cevap#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:44:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soru ve Cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[BİR PAPAZIN SORULARI; - ''Tanrının bir parçası İSA (A.S)YERLEŞMİŞTİR!!! iddiasına verilen CEVAP sorusu ve cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[BİR PAPAZIN SORULARI; - ''Tanrının bir parçası İSA (A.S)YERLEŞMİŞTİR!!! iddiasına verilen CEVAP sorusunun cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[islama göre BİR PAPAZIN SORULARI; - ''Tanrının bir parçası İSA (A.S)YERLEŞMİŞTİR!!! iddiasına verilen CEVAP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1607</guid>
		<description><![CDATA[Büyük islâm âlimi, (Tefsîr-i kebîr) ve çeşidli kıymetli kitâbların sâhibi, İmâm-ı Fahreddîn Râzî &#8220;rahmetullahi aleyh&#8221; cevabı şu oldu;
3 &#8211; O, tanrı değildir. Fakat, tanrının bir parçası ona hulûl etmiş, (girmiş)yerleşmişdir diyorsunuz. Eğer Ona hulûl eden parça, ilahın ilah olmasında te&#8217;sîri var ise, bu parça ilahdan ayrılınca, temâmen ilahlığı bozulur. Eğer bu parça, ilahın ilah olmasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük islâm âlimi, (Tefsîr-i kebîr) ve çeşidli kıymetli kitâbların sâhibi, İmâm-ı Fahreddîn Râzî &#8220;rahmetullahi aleyh&#8221; cevabı şu oldu;</p>
<p>3 &#8211; O, tanrı değildir. Fakat, tanrının bir parçası ona hulûl etmiş, (girmiş)yerleşmişdir diyorsunuz. Eğer Ona hulûl eden parça, ilahın ilah olmasında te&#8217;sîri var ise, bu parça ilahdan ayrılınca, temâmen ilahlığı bozulur. Eğer bu parça, ilahın ilah olmasında te&#8217;sîrli değilse, tanrının parçası olmamış olur.</p>
<p>KAYNAK :TAM İLMİHAL SEADET-İ EBEDİYYE (M.SIDDIK GÜMÜŞ)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/bir-papazin-sorulari-tanrinin-bir-parcasi-isa-a-syerlesmistir-iddiasina-verilen-cevap/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soru : Peygamberimizin tebliğ ve nasihat metodu nasıldı?</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/soru-peygamberimizin-teblig-ve-nasihat-metodu-nasildi-2</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/soru-peygamberimizin-teblig-ve-nasihat-metodu-nasildi-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:43:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soru ve Cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[islama göre Soru : Peygamberimizin tebliğ ve nasihat metodu nasıldı?]]></category>
		<category><![CDATA[Soru : Peygamberimizin tebliğ ve nasihat metodu nasıldı? sorusu ve cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[Soru : Peygamberimizin tebliğ ve nasihat metodu nasıldı? sorusunun cevabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1561</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Habîbim! İnsanları rabb-i teâlânın yoluna hikmetle (açık delillerle ve güzel vaazlarla) dâvet et. Ve onlarla muhkem ve güzel mukaddimelerle, mülâyim ve tatlı sözlerle mücadele et (ki dâvetin hüsn-i tesir hâsıl etsin).&#8221; (Nahl Sûresi, 125) 
Peygamberimiz bu ve benzeri ayetleri örnek alarak müminleri ilim ve hikmetle irşat eder, bu irşadını delillere dayandırırdı. 
İrşadında ve ikazında hiddet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Habîbim! İnsanları rabb-i teâlânın yoluna hikmetle (açık delillerle ve güzel vaazlarla) dâvet et. Ve onlarla muhkem ve güzel mukaddimelerle, mülâyim ve tatlı sözlerle mücadele et (ki dâvetin hüsn-i tesir hâsıl etsin).&#8221; (Nahl Sûresi, 125) </p>
<p>Peygamberimiz bu ve benzeri ayetleri örnek alarak müminleri ilim ve hikmetle irşat eder, bu irşadını delillere dayandırırdı. </p>
<p>İrşadında ve ikazında hiddet ve şiddet göstermezdi. Muhataplarını samimî bir hava içerisinde karşılar, onlara şefkat ve merhametle nasihatte bulunurdu. Doğruyu ve gerçeği anlatmakta daima tatlı dili, güzel sözü tercih ederdi. Zihinlerde meydana gelen şüphe ve tereddütleri büyük bir sabır ve anlayışla giderirdi. Muhataplarına itibar eder ve onları ikna etmek için fesahat ve belâgatla tane tane konuşurdu. Sorulan sualler yersiz de olsa tebessümle karşılar, ciddiye alırdı. Vaaz ve nasihatlerindeki tesirin en büyük bir sebebi de insanların kusurlarını bağışlayıp, onları affetmesiydi. Hattâ en çok sevdiği amcasını ve daha birçok akraba ve sahabelerini şehit eden ve ettirenleri Mekkenin fethi sırasında affetmişti. Hâlbuki, o gün bütün güç ve kuvvet elindeydi. Onları dilediği gibi cezalandırabilirdi. </p>
<p>İşte böyle büyük ve yüksek seciyelerle etrafındaki insanların ruhlarına tesir etti ve onların nüve halindeki kabiliyet ve yeteneklerini uyandırdı, inkişaf ettirdi. Onları insanlık semâsının birer yıldızı haline getirdi. O asrı perdeleyen cehalet sislerini kaldırdı. Âlemin şeklini değiştirdi. İnsanlar arasında adalet, muhabbet, yardımlaşma gibi yüksek seciyeleri hayata geçirdi. Kişisel ve sosyal hayatı tehdit eden bütün hastalıklara karşı şifalı ilâçlar getirdi ve Allahın izniyle insanlık âlemini tedavi etti</p>
<p>(Mehmet Kırkıncı)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/soru-ve-cevaplar/soru-peygamberimizin-teblig-ve-nasihat-metodu-nasildi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NİYAZİ-İ MISRİ HAZRETLERİ</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-buyukleri/niyazi-i-misri-hazretleri</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-buyukleri/niyazi-i-misri-hazretleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam Büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[NİYAZİ-İ MISRİ HAZRETLERİ hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[NİYAZİ-İ MISRİ HAZRETLERİ hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[NİYAZİ-İ MISRİ HAZRETLERİ kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[NİYAZİ-İ MISRİ HAZRETLERİ ve hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1438</guid>
		<description><![CDATA[    Niyazi-i Mısri hazretlerinin asıl adı Mehmet (Niyazi) dir..İkinci Osman devrinde 1617-1618 yıllarında (Hicri 1027) Malatyada şimdiki adı Soğanlı olan &#8220;İşpozi&#8221; kasabası&#8217;nda doğmuştur.Babasının adı Ali Çelebidir.1638 de Medrese tahsilini tamamlayarak icazet alan divan sahibi Tanrısal ilimler üzerinde çalışarak bilhassa tefsir,hadis,fıkıh ve tasavvuf alanlarında yavaş yavaş adını çevresine duyurmaya başlamıştır.Tasavvufu daha başlangıçta iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    Niyazi-i Mısri hazretlerinin asıl adı Mehmet (Niyazi) dir..İkinci Osman devrinde 1617-1618 yıllarında (Hicri 1027) Malatyada şimdiki adı Soğanlı olan &#8220;İşpozi&#8221; kasabası&#8217;nda doğmuştur.Babasının adı Ali Çelebidir.1638 de Medrese tahsilini tamamlayarak icazet alan divan sahibi Tanrısal ilimler üzerinde çalışarak bilhassa tefsir,hadis,fıkıh ve tasavvuf alanlarında yavaş yavaş adını çevresine duyurmaya başlamıştır.Tasavvufu daha başlangıçta iyi şekilde kavramasıyla yaptığı va&#8217;azları da o derece etkili oluyor ve büyük ilgi topluyordu.Babasının bir Nakşibendi tarikatı mensubu olmasına rağmen,henüz 21 yaşında genç bir vaiz iken Halveti tarikatı şeyhi Malatyalı Hüseyin efendiye intisab etmiş ve sonuna kadar bu tarikatta kalarak coşkun bir sofi olmuştur. </p>
<p>    Henüz 25-26 yaşlarında bulundukları sırada hem Arapça lisanını ilerletmek,hem de tanınmış sofilerle görüşmek ve onların kemal ve zevklerine erişme yollarını araştırmak maksadıyla şeyhinin ve ailesinin müsaadelerini alarak gezisine Bağdadtan başlayarak bütün Arap yarımadasını dolaşmış, o zamanlar hocası yalnız Mısırda bulunan &#8220;Miftah-ı Ulumil Gayb&#8221; (Gayb ilimleri anahtarı) ilmini öğrenmek üzere Mısıra gidip Ezher Camii civarında bir Kadiri şeyhinin yanına yerleşmiştir. </p>
<p>    Divan sahibi bir yandan Gayb ilmi tahsiline devam ederken, bir yandan da Ezher Camii&#8217;nde va&#8217;azlar veriyor ve tanınmış ilim adamları ve sofilerle ilişkiler kurarak, onlarla ilmi ve tasavvufi sohbetlerde bulunuyordu.Dört yıla yakın bir süre devam eden tahsil devresinin sonunda Niyazi bir gece rüyasında &#8220;Abdülkadir-i Geylani&#8221; hazretlerini görür .Geylani rüyasında Niyazi&#8217;ye nasibinin bu şehirde olmadığını ve Anadolu tarafını işaret eder.Bunun üzerine şeyhinden ısrarla izin ister,rüyasını duyan şeyhi,kendisine hilafet vermeyi teklif eder ise de O gitmede ısrar eder ve izin alıp Anadolu yoluyla İstanbul&#8217;a gelir.Sokullu Mehmet Paşa Medresesi&#8217;nde bir hücrede irşada başlar (1646).İstanbul&#8217;dan Bursa&#8217;ya gidip orada Veled-i Enbiya Camii kayyimi Ali Dede&#8217;nin evinde ve Ulu Cami yakınındaki medresede oturan Niyazi-i Mısri,yine bir rüya üzerine Uşak&#8217;a giderek Halvetiyyenin Elmalı&#8217;lı Yiğitbaşı Ahmet Efendi kolundan ve Ümmi Sinan Halifelerinden Şeyh Mehmed&#8217;e intisabedip tecdid-i biat eyler.Ümmi Sinan ile Elmalı&#8217;ya giderek şeyhinin dergahında imamlık,hatiplik ve şeyhinin oğluna öğretmenlikte bulunur.Bir aralık İstanbul&#8217;a bir seyahat yapar. 1065 (1654-1655) te kendisine Ümmi Sinan tarafından hilafet verilmesine müteakip Uşak&#8217;a ve Kütahya&#8217;ya,Ümmi Sinan&#8217;ın ölümünden sonra tekrar Uşak&#8217;a oradan Bursa&#8217;ya gidip Hacı Mustafa adlı birinin kızı ile evlenir.Bir kız çocuğu olur.Abdal adlı bir tüccar, Niyazi&#8217;ye bir dergah yaptırır.Bu dergah 1080 (1669-1670) tarihinde merasimle açılır.Sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa&#8217;nın daveti üzerine Edirne&#8217;ye giden Niyazi,fazla değer verdiği cıfra dayanarak bazı sözler söylediğinden 1087 (1673) te Rodos&#8217;a sürülür.Dokuz ay sonra affedilerek Bursa&#8217;ya döner. 1676 tarihinde sürüldüğü Limni Adası&#8217;nda 1691 senesine kadar sürgün hayatı yaşadıktan sonra affedilir. </p>
<p>    Ahmed II. devrinde Türk ordusunun Avusturya üzerine hareketine karar verildiği zaman Bursa&#8217;da oturan Niyazi-i Mısri,Allah rızası için gazaya gideceğini bildirir. 1104 (1693) te müridlerinden 200 kişiyi etrafına toplar.Niyazi&#8217;nin ,Bursa&#8217;da yeni kaplıca civarındaki Bademli Bahçe&#8217;de çadır kurdurup yola çıkmaya hazırlandığı duyulunca,mürüdleri çoğalan şethlerin huruc davasına kalkıştıkları ve bu yüzden kan döküldüğü göz önünde tutularak kendisine Bursa&#8217;da kalıp hayır dua ile meşgul olması için Hatt-i Humayun gönderilir.Padişahın Niyazi&#8217;ye gönderdiği mektup aynen şöyledir: </p>
<p>    &#8220;Mısri Efendi,selamımdan sonra sefere kasd ve azimetiniz olduğu mesmu-i hümayunum oldu.Sefere teveccühünüzden ise halvetinizde duaya meşgul olmanız ensebdir.Mahallinizden harekete rızay-i hümayunum yoktur.Huzur-i hatır ile zaviyenizde oturup asakir-i İslamiyye ve ğuzat-i mücahidine teveccüh-i tam ile mansur ve muzaffer olmaları duasında olmanız me&#8217;muldür vesselam.&#8221; </p>
<p>    Niyazi,padişahın bu isteğini kabul edemeyeceğini şu mektubu ile bildirir: </p>
<p>    &#8220;Bismillahirrahmanirrahim.Elhamdülillahi Rabbilalemin.Vassalatü vesselamü ala Seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmain.Vesselamü ala halifeti&#8217;l Mehdiyyi. </p>
<p>    &#8220;Padişahım, &#8220;İnne mesele isa kemeseli Adem&#8221; buyuruldu.Mümasili ilmül-esmada yığıldı.Kabul edene meslek dendi,kabul etmiyene şeytan dendi.Kazalik İsa,nüzulünde ilmü&#8217;l-esma ta&#8217;lim eyledi.Kabul edene melek ve mehdi dendi,etmiyeneşeytan ve deccal dendi.Ondan nüzul-i İsa&#8217;ya gelince ne kadar enbiya ve rüsul geldiyse anlara muhalefet eden padişahlardan kanğısı behremend oldu,muradına erdi? Cümlesi makhur oldular. </p>
<p>    &#8220;Padişahım,muhale ferman vermek akil işi değildir.Bir kevkebe tulu etmesün deyu ferman versen,yahut borusu (ağrısı) tutmuş avret doğursa padişaha asi olur mu? Padişahım,ben seni esirgerim,sana benim su-i kasdım yoktur.Senin hayırhahınım.Senin düşmenim,beni sana yanlış bildirir.Bu dahi malumun ola ki enbiyada ve evliyada kizb ve hilaf ve müdahene olmaz.Bizim sana su-i kasdımız yoktur.Dediğimize itimat edin ve nüdemadan birisini şunu azl veya katleyle demem.Bu senin hizmetine layık değildir.Ancak umum üzre adleyle deyu nasihat ederiz,kabul edersen senin izzetin ziyade olur; aziz olursun; kabul etmezsen zararı kendinize edersiniz.İsa nüzul etmesün deyu ferman verüp geru reddedemezsin.Ancak bir miktar ta&#8217;ciz edersen,me&#8217;yus olunca sonra nazarı Hak erişüp ol me&#8217;yusa necat verir.. </p>
<p>    &#8220;el-Hasıl enbiyaya muhalefette olmaktan men ederim. Nasihati kabul edersen, tahtında sabitkadem olursun. İsa Aleyhisselam, kendi hakkında ala mele&#8217;innas haza mehdiyyüzzeman deyu şehadet eder.Şehadetini Allah taala kabul eder, cümle halk dahi kabul eder.Ve illa muhalefetin zararı kenduye aidolur, bilürsün. Nasihatim budur. Bu mektubu kendu şeyhine gösterme ve re&#8217;yiyle amil olma. Şeyhu-l İslama ve ulemaya göster, anların re&#8217;yiyle amil ol.Alim kavli şeyhulislamı müşirdir. Anların işaretleriyle amil ol Ahmed adedidir 254 Vesselamü ala men ittebe&#8217;a'l-hüda&#8221;. </p>
<p>    Niyazi, Padişahın emrine kulak asmıyarak Tekfur Dağına kadar gittiği gibi, yapılan te&#8217;kide de ehemmiyet vermemiş idi (Silahtar, tarih, II,704).Hadiseyi duyan padişahın, şeyhe mahsus bir koçu araba, dervişler için de para gönderdiğine ve onu Tekfur Dağında karşılattığına bakılırsa Niyazi&#8217;yi çok saydığı anlaşılır. (Reşid, tarih, II,216). </p>
<p>    Niyazi-i Mısri&#8217;nin Edirne&#8217;ye yaklaşması ve padişaha, iş başında bulunan hainleri keramet ile birer birer haber vereceği şayiası, pek çok kimselerin de şeyhi sabırsızlıkla beklemeleri devlet adamları arasında telaş uyandırır.Sadrazam Bozok&#8217;lu Mustafa Paşa, Mısri Efendi&#8217;nin duasını almak istiyen ve sonra sefere çıkılmasını münasip gören Ahmed II yi, bu zat geldiği takdirde büyük bir fitne zuhur edeceği yolundaki telkinleriyle fikrinden vazgeçirdi. Niyazi, 26 Şevval, 1104 (30 Haziran 1693) Salı günü Edirne&#8217;ye gelip va&#8217;zetmek üzere Selimiye Camiine indiği zaman, halk caminin etrafını almış, kalabalıktan içeriye girilemez olmuş idi. Bu durum karşısında Sadrazam, Mısri Efendi eğer derhal sürgün edilmezse büyük bit karışıklık çıkacağını padişaha telkin ederek Şeyhin Limni&#8217;ye gönderilmesi hususunda bir ferman alır. Şeyh Efendi hemen Tahtırevana bindirilip Boğazhisarındaki Kaptan Paşa&#8217;ya sevk olunarak Limni&#8217;ye gönderilir. 20 Recep 1105 (16 Mart 1694) Çarşamba günü Limni&#8217;de irtihal-i dar-i beka eyler. </p>
<p>                                                                                                     -El-Melami-</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-buyukleri/niyazi-i-misri-hazretleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz.Erkam Bin Ebi&#8217;l Erkam(r.a)</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/sahabe-i-kiram/hz-erkam-bin-ebil-erkamr-a</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/sahabe-i-kiram/hz-erkam-bin-ebil-erkamr-a#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sahabe-i Kiram]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Erkam Bin Ebi'l Erkam(r.a) hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Erkam Bin Ebi'l Erkam(r.a) ve peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabeden Hz.Erkam Bin Ebi'l Erkam(r.a)]]></category>
		<category><![CDATA[sahabi Hz.Erkam Bin Ebi'l Erkam(r.a)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1297</guid>
		<description><![CDATA[Mekke&#8217;de müslüman olan ilk sahâbîlerden biri. Erkam b. Ebi&#8217;l-Erkam b. Esed b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm; künyesi Ebû Abdullah&#8217;tır. Babasının adı Abdü Menâf; annesinin adı Ümeyye binti Hâris&#8217;tir. Erkâm, Mekke&#8217;nin en zengin ve mûteber ailelerinden biri olan Mahzûm kabilesine mensuptu. Annesi Ümeyye, Huzâa kabilesindendi. Mahzûmîler, Hz. Peygamber&#8217;in muhâliflerinden olmakla beraber, Erkam onun sâdık bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mekke&#8217;de müslüman olan ilk sahâbîlerden biri. Erkam b. Ebi&#8217;l-Erkam b. Esed b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm; künyesi Ebû Abdullah&#8217;tır. Babasının adı Abdü Menâf; annesinin adı Ümeyye binti Hâris&#8217;tir. Erkâm, Mekke&#8217;nin en zengin ve mûteber ailelerinden biri olan Mahzûm kabilesine mensuptu. Annesi Ümeyye, Huzâa kabilesindendi. Mahzûmîler, Hz. Peygamber&#8217;in muhâliflerinden olmakla beraber, Erkam onun sâdık bir sahâbîsi olmuştur. İbn Abdilberr&#8217;e göre (el-İstîâb, I, 31) Erkam, &#8216;Zâlime karşı, mazlumla birlikte hareket edeceğiz&#8217; diye and içen ve İslâm tarihinde &#8216;Hılfü&#8217;l-Füdûl&#8217; cemiyeti diye bilinen fazîletli grup içerisinde zikredilir.</p>
<p>Erkam, Hz. Ebû Bekir&#8217;in teşvikiyle, Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh ve Osman b. Maz&#8217;ûn ile aynı gün müslüman olmuştu. İslâmî kaynaklar onu, müslüman olan ilk onbeş kişi arasında saymaktadır. Oğlu Osman&#8217;a göre ise, yedinci müslümandır. Onun, &#8216;Ben İslâm&#8217;da yedinci kişinin oğluyum. Babam yedinci kişi olarak müslüman oldu&#8217; dediği nakledilir (İbni Sâ&#8217;d, Tabakat, III, 242; Hâkim, el-Müstedrek, III, 502; Reckendorf, İA, &#8216;Erkam &#8216; mad. IV, 3 1 6) . Resulullah (s.a.s.) ile birlikte başta Bedir ve Uhud olmak üzere, bütün savaşlara katılmıştır. Medine&#8217;ye ilk hicret edenlerdendir. Hz. Peygamber onu, Ensar&#8217;dan Ebu Talha ile kardeş yapmıştır. Hicretten sonra, Medine&#8217;de Zureykoğulları mahallesinde bir evde oturmuştur. Bu evin kendisine Hz. Peygamber tarafından verildiği rivâyet edilmektedir (İbn Sâ&#8217;d, a.g.e. III, 244).</p>
<p>Erkam denilince akla gelen hususlardan biri de onun &#8216;evi&#8217;dir. Çünkü &#8216;Erkam&#8217;ın evi&#8217;, İslâm&#8217;da ayrı bir özelliğe sahiptir. Sözkonusu ev; Kâbe&#8217;nin batısında, Safâ ile Merve arasında, Safâ tepesinin eteklerinde, hacıların hacc görevini yapmak için gelip geçtikleri en işlek bir yerdeydi. Erkam, ilk müslümanların sıkıntılı günlerinde evini Resulullah&#8217;ın ve dolayısıyla İslâm&#8217;ın hizmetine sunmuştu. Bu hareketiyle o, daima hakkın ve haklının yanında olduğunu göstermişti. Hz. Peygamber, kendi evini terkederek bu eve tasındı. Burası İslâm&#8217;ı tebliğe elverişli emin bir yerdi. Bir süre bu evde emniyet içerisinde İslâmî tebliğe devam etti. Ancak onun orada ne zaman ve ne kadar kaldığı konusu tartışmalıdır. Bununla beraber, 615-617 yılları arasında kaldığı tahmin edilmektedir. Peygamberliğinin dördüncü senesinde taşındığı da söylenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/sahabe-i-kiram/hz-erkam-bin-ebil-erkamr-a/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soru Cevap</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/genel/soru-cevap</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/genel/soru-cevap#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soru Cevap hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Cevap kıssaları]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Cevap peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Cevap ve hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1274</guid>
		<description><![CDATA[Soru 1  : Allah (c.c.)’ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, kendisine yeni bir
                kitap ve yeni bir şeriat gönderilmeyip de kendinden önceki peygamberlerin
                [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soru 1  : Allah (c.c.)’ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, kendisine yeni bir<br />
                kitap ve yeni bir şeriat gönderilmeyip de kendinden önceki peygamberlerin<br />
                kitabı ve şeriatı ile amel eden Peygamberlere ne ad verilir?<br />
Cevap  : Nebi</p>
<p>Soru 2  : Kendisine yeni bir kitap ve yeni bir şeriat verilerek insanları hak yola<br />
               çağırmak için gönderilen peygamberlere ne ad verilir?<br />
Cevap  : Resul </p>
<p>Soru 3  : Diğer peygamberlere göre bir derece daha üstün olan peygamberlere Ulul-Azm denir.<br />
               Ulul-Azm olan peygamberler hangileridir?<br />
Cevap  : Hz. Nuh(a.s.), Hz. İbrahim(a.s.), Hz. Musa(a.s.), Hz. İsa(a.s.) ve Hz.Muhammed(s.a.v.) </p>
<p>Soru 4  : Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen peygamberler kaç tanedir?<br />
Cevap  : 28 tane olup 3 tanesinin veli mi yoksa peygamber mi olduğu hususunda ihtilaf vardır. </p>
<p>Soru 5  : Vahiy ne demektir?<br />
Cevap  : Yüce Allah (c.c.)’ın dilediğini peygamberlere yine dilediği tarzda indirmesine denir. </p>
<p>Soru 6  : Vahyin geliş şekilleri kaç tanedir ve nelerdir?<br />
Cevap  : 7 çeşittir:<br />
               a- Rüya şeklinde<br />
               b- Melek görülmeksizin peygamberin kalbine bildirilmesi<br />
               c- Vahiy meleğinin insan suretinde gelmesi<br />
               d- Bir uğultu şeklinde gelmesi<br />
               e- Cebrail’in gerçek surette gelmesi<br />
               f- Göklerin üstünde, perde arkasından hitapta bulunulması<br />
               g- Melek bulunmadan peygambere direk hitap şeklinde olması </p>
<p>Soru 7  : Peygamberlerde peygamberlik gelmeden önce görülen ve nübüvvetin<br />
                temellerini kuvvetlendiren harikuladelikler görülmesine ne ad verilir?<br />
                (Mesela; Peygamberimiz (s.a.v.)’i bir bulutun takip etmesi gibi.)<br />
Cevap   : İrhasat </p>
<p>Soru 8  : Peygamberlerin unutarak yaptıkları çok küçük hatalara ne ad verilir?<br />
Cevap  : Zelle </p>
<p>Soru 9  : Peygamberlerin sıfatları nelerdir?<br />
Cevap  : a- Sıdk; Doğruluk<br />
               b- Emanet; Güvenilirlik<br />
               c- Tebliğ; Allah (c.c.)’dan aldığı emirleri tam olarak bildirmek<br />
               d- Fetanet; Akıllı olmak<br />
               e- İsmet; Günahsız olmak </p>
<p>Soru 10: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in diğer peygamberlerden ayrılan özellikleri nelerdir?<br />
Cevap  : a- Peygamberlerin sonuncusudur<br />
               b- İnsanların ve cinlerin peygamberidir<br />
               c- Getirdiği şeriatın kıyamete kadar geçerli olması </p>
<p>Soru 11: Cesedi topraktan yaratılmış ve cennette yaşamış ve dünyaya gönderilmiş,<br />
                beşeriyetin babası ve ilk peygamberdir. Lakabı Safiullah olan, kendisine on sahife<br />
                emirler ve yasaklar şeklinde verilen Hz. Şit (a.s.)’ın da babası olan, 930 yıl yaşamış olan,<br />
                cenazesi Ebu Kubeys dağına defnedilen, insanların ve peygamberlerin de ilki olan<br />
                (annesiz ve babasız olan insan) kimdir?<br />
Cevap   : Hz. Adem (a.s.) </p>
<p>Soru 12: Hz. Adem (a.s.)’a Allah (c.c.) şöyle dedi: “Arşımın alt hizasında benim bir haremim (yasak<br />
                bölgem) vardır, sen git ve benim için bir beyt (mabet) yap ve tavaf et, beni zikret.” Hz. Adem<br />
                 (a.s.)’da bu beyti (Kabe’yi) beş ayrı dağın taşlarını getirerek inşa etti. Bu dağlar hangileridir.<br />
Cevap  : a- Tur-i Sina<br />
                b- Tur-i Zeyta (zeytun)<br />
                c- Lübnan<br />
                d- Cudi<br />
                e- Hira </p>
<p>Soru 13: Hz. Adem (a.s.)’ın eşi ve beşeriyetin annesi kimdir ve nasıl yaratılmıştır?<br />
Cevap  : Hz. Havva’dır ve Hz. Adem (a.s.)’ın iveği kemiğinden yaratılmıştır. </p>
<p>Soru 14: Hz. Adem (a.s.)’ın ilk çocuklarının isimleri nelerdir?<br />
Cevap  : İlk ve ikinci çocukları ikiz doğmuşlardır. İlk ikizler; Kabil ile kız kardeşi<br />
               Lubut, ikinci ikizler ise; Habil ile kız kardeşi İklima’dır. </p>
<p>Soru 15: İnsanlık tarihinde kıskançlık sebebiyle kardeşini öldürerek ilk katil olan<br />
                insan aynı zamanda ilk şirk koşan ve Allah (c.c.)’dan başka  ateşe tapan ilk insandır.<br />
                Çünkü şeytan ona gelerek şöyle dedi: “Kardeşinin kurbanını Hz. Allah onun ateş yakması<br />
                ve ibadet etmesi sebebiyle kabul etti, sen de böyle yap.” Bu ifadelere inanarak ateş yakıp<br />
                ilk defa puta tapmış olan insan ve ilk katil kimdir?<br />
Cevap   : Kabil </p>
<p>Soru 16: Babası Hz. Adem (a.s.), annesi Hz. Havva olan ve kendisine 50 sahife<br />
                indirilen bir peygamberdir. Kendisine Hibetullah (Allah (c.c.)’ın hibesi) yani Kabil kardeşi<br />
                Habil’i kıskanarak öldürdükten sonra Hz. Adem (a.s.)’a oğlu  Habil’in yerine Allah (c.c.)’ın<br />
                verdiği hibe denilen, 912 yıl yaşamış insanlığın ikinci peygamberinin adı nedir?<br />
Cevap  : Hz. Şit (Sis) (a.s.) </p>
<p>Soru 17: İnsanlığın üçüncü peygamberi, kendisine 30 sahife verilen bir peygamberdir.<br />
               İlk defa ok ve yay kullanan, ilk yazı yazan, ilk defa dikiş diken, kendisine elbise dikerek giyen,<br />
               ilk defa yıldızlar ilmini başlatan ve diri iken göğe yükseltilen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İdris (a.s.) </p>
<p>Soru 18: Kur’an’ı Kerim’de 27 defa ismi geçen, 1050 yıllık ömre sahip Ulul-Azm peygamberlerdendir.<br />
               Kendisine inanmayan kavmine ilahi azap geleceği için Allah (c.c.)’ın emriyle gemi inşa edip,<br />
               kendisine inananları, tüm hayvan çiftlerinden de birer çift olmak üzere yanına alarak Kurtararak<br />
               beşeriyetin ikinci babası olarak bilinen ikinci Adem kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Nuh (a.s.) </p>
<p>Soru 19: İnsanlığın ikinci babası olarak bilinen Hz. Nuh (a.s.)’ın gemiye binen ve insanlık kendilerinden<br />
               türemiş olan üç oğlu vardı. Bu üç evlat üç ırkın babası olmuş, yeryüzünde bugüne kadar var<br />
               olan ırklar da bunlardan türemiştir. Hz. Nuh (a.s.) bu üç oğlunun isimleri ve hangi ırkın babası<br />
               olduklarını söyleyiniz?<br />
Cevap  : a- Sam; Arapların babası<br />
               b- Yafes; Rumların babası<br />
               c- Ham; Habeşlerin babasıdır. </p>
<p>Soru 20: Nuh Tufanından sonra bir kavim var ki, sapıklık içersinde yaşıyorlardı. Allah (c.c.)<br />
                bu kavmi azgınlıklarından dolayı “Sarsar Rüzgarı” ile helak etti. Bu kavmin İrem adıyla<br />
                meşhur bağları ve bahçeleri vardı. Bu kavmin ve bu kavme gelen peygamberin adını söyleyiniz?<br />
Cevap  : Ad kavmi ve Hz. Hud (a.s.) </p>
<p>Soru 21: Atalarının başına gelen belaları unutmuş bir kavim vardı ki, soygun, vurgun, yol kesicilik<br />
               onlarda alışkanlık haline gelmişti. Putçuluk hat safhaya ulaşmış, kayaları oyup evler yaparak<br />
               bir medeniyet kurmuşlardı. Kendilerine gelen peygamber sarp kayaların içinden Allah (c.c.)’ın<br />
               izniyle mucize olarak bir deve çıkartmış, ama onlar devenin bacaklarının keserek öldürmüşlerdi.<br />
               Bu olay üzerine kendilerine üç gün mühlet verilir ve sonunda bir Sayha (bir çığlık) gelir ve iman<br />
               etmeyenlerin hepsi helak olurlar. Bu kavim ve bunları irşat eden peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Semut kavmi ve Hz. Salih (a.s.) </p>
<p>Soru 22: Ulul-Azm peygamberlerden olup, Nemrut döneminde yaşamış, kendisine 10 sahife verilmiş,<br />
               Azer’in oğlu olup kendisine Allah (c.c.)’ın dostu anlamına gelen  Halilullah lakabı verilen<br />
               bir peygamberdir. Halkı sapıtan Nemrut’a karşı mücadele etmiş, putları inkar edip Nemrut<br />
               tarafından ateşe atılmış fakat, Allah (c.c.)’ın izni ile ateş bir gülistan olmuştur. Oğlu İsmail’i<br />
               Allah (c.c.)’ın emri üzere Rabbin rızası için kurban etmekten çekinmediği için kendisine<br />
               Allah (c.c.) tarafından kurban için koç ikram edilmiş, 80 yaşında sünnet olarak zürriyetine<br />
               bu sünnet kendisinden kalmıştır. Kendisini ateşe atan Nemrut ise bir sivrisinek belasıyla helak<br />
               olmuştur. Bizim de milletinden olduğumuz bu peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İbrahim (a.s.) </p>
<p>Soru 23: Hz. İbrahim (a.s.)’ın oğlu olan bir peygamberdir. Amerikalıları 50 yıl boyunca irşada<br />
                çalışmış olan, çocukluğunda Mekke çölünde annesi onun için Safa ve Merve tepeleri<br />
                arasında koşuşarak su ararken Allah (c.c.) onun ayakları altından bugün hacılarımızın<br />
                içtiği Zemzem suyunu çıkartarak ümmete onun sebebi ile hediye edildiği, babasının<br />
                adağı üzerine kurban olunması, istendiğinde tereddüt etmeden Allah (c.c.) için bıçağın altına<br />
                yatan ve bu sadakati sebebi ile de kurban için koç ikram edilen peygamber ve annesi kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İsmail (a.s.), annesi, Hz. Hacer validemizdir </p>
<p>Soru 24: Beytullah (Kabe)’nın ilk yapılışı ve ondan sonraki yapılması ve onarılması<br />
               kimler tarafından yapılmıştır?<br />
Cevap  : a)İlk defa Allah (c.c.)’ın emri ile melekler inşa etmişlerdir<br />
               b)İkinci kez Hz. Adem (a.s.) tarafından yapılmıştır<br />
               c)Hz. Adem (a.s.)’ın oğlu Hz. Şit (a.s.) tarafından ilk defa taş ve çamurla yapılmıştır<br />
               d)Dördüncü defa Hz. İbrahim (a.s.) ve oğlu Hz. İsmail (a.s.) tarafından yapılmıştır. </p>
<p>Soru 25: Hz. İbrahim (a.s.)’ın yüz yaşlarında iken yaklaşık doksan yaşlarında olan hanımı Sare’den<br />
               olma ve Şam ile Filistin halkına peygamber olarak gönderilen, Beni İsrail’e gönderilen tüm<br />
               peygamberleri kendi soyundan gelen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İshak (a.s.) </p>
<p>Soru 26: Hz. İbrahim (a.s.)’ın kardeşi Harran’ın oğlu olan bir peygamber var ki, tek başına bir şeriat<br />
               getirmemiş ama Hz. İbrahim (a.s.)’ın şeriatıyla iman etmiştir. Peygamber olarak gönderildiği<br />
               halk dünyadaki en pis ameli işliyorlardı. Çünkü bu amel için Peygamber Efendimiz (s.a.v.):<br />
               “Lut kavminin amelini işleyene Allah lanet etsin” “Lut kavminin amelini işleyen kimse melundur”<br />
               buyurmuştur. Tepelerine ,işledikleri suç sebebiyle taş yağmuru yağdıran, şehirlerinin altı üstüne<br />
               çevrilen halkın ismini ve bu belaya uğradıkları amelin adını söyleyiniz?<br />
Cevap  : Sodom halkı ve Livata (Eş cinsellik, Homoseksüellik) </p>
<p>Soru 27: Hz. İshak (a.s.)’ın oğlu, Hz. Yusuf (a.s.)’ın babası, lakabı ise “İsrail” olan ve soyuna da<br />
               Beni İsrail denilen, oğlu Yusuf’un kaybolduğunu duyduğunda onun gömleği bulunup gözlerine<br />
               sürülünceye kadar gözleri görmeyen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Yakup (a.s.) </p>
<p>Soru 28: Kardeşleri tarafından kıskançlığın kurbanı olarak kuyuya atılan, bir kervan tarafından çıkartılıp<br />
               Mısır ilinde köle olarak satılan, kölesi olduğu evin hanımı kendisine zina teklif ettiği zaman<br />
               reddettiği için zindanlara atılmış olan, orada kendisine Allah (c.c.) tarafından rüya tabiri öğretilmiş<br />
               ve bu sayede zindandan kurtularak Mısır’a Sultan olmuş ve Hz. Yakup (a.s.)’ın oğlu olan<br />
               peygamber, Kölesi olduğu evin hanımı kendisinin yakışıklılığına dayanamayarak zina teklifi<br />
               yaparken “Saçın ne kadar güzel” dedi. O ise “Cesedimde ilk dökülecek şey odur” cevabını verdi.<br />
               “Gözlerin ne kadar güzel”deyince, O, “Cesedimden yere ilk akacak şey odur” diye cevap verdi.<br />
               “Yüzün ne kadar güzel” dediğinde ise, O, “O toprak içindir, toprak onu yiyecektir” cevabını veren<br />
               peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Yusuf (a.s.) </p>
<p>Soru 29: Sabır örneği olarak bilinen, 18 yıl yaralı bir şekilde imtihana tabi tutulan, yaralarına kurtçukların<br />
               düştüğü bu hastalık sonunda Allah (c.c.)’ın “Biz onu sabır üzere bulduk” diyerek imtihanı kazanan<br />
               ayağı yere vur emri sonucu çıkan su ile yıkanıp yaralarından kurtulduğu gibi gökten yağan altın<br />
               çekirge bereketine nail olan, sabır örneği bu peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Eyyub (a.s.) </p>
<p>Soru 30: Rum diyarında yaşayan halka hakkı tavsiye eden ve onların “Ey Bişr biz hayatı severiz,<br />
               ölmeyi değil, bizi dilediğimiz zamanda öldürmesini Rabbinden iste” gibi şartları ile karşılaştığı halde<br />
               onları ecellerine razı ederek inandıran, asıl ismi Bişr Bin Eyyub (a.s.) olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Zülkifl (a.s.) </p>
<p>Soru 31: Hz. Musa (a.s.)’ın abisi ve en büyük yardımcısı olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Harun (a.s.) </p>
<p>Soru 32: Kendisine dört büyük kitaptan Tevrat verilen, Beni İsrail peygamberlerinden olan<br />
               Tevhit mücadelesinde Batılın temsilcisi olarak karşısında Firavun ile karşılaşmış,<br />
               düşmanı Firavunun sarayında büyümüş, zamanın silahı olarak eline verilen Asası 15000<br />
               sihirbazı dize getirmiş, Turu Sina dağında Allah (c.c.) ile konuştuğu için lakabı Kelamullah<br />
               olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Musa (a.s.) </p>
<p>Soru 33: Günahları Allah (c.c.)’a şirk koşmak, meşe ağacına tapmak, ölçüde, tartıda eksik yapmak,<br />
               halkın eşyasını gasbetmek, yol kesip soygunculuk yapmak, mü’minleri ölümle tehdit etmek<br />
               olduğu için sonunda üzerlerine gelen Sam yeli ve arkasından kuraklık ve sıcaklığın dehşetinden<br />
               kaçmak için gördükleri bir bulutun altına sığındıkları sırada yer sarsıntısı ve Cebrail (a.s.)’ın<br />
               sayhasıyla helak olan Medyen halkı ve bunlara tabi olup ateş ve sıcaklıktan kavrulan Eyke<br />
               halkına gönderilen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Şuayb (a.s.) </p>
<p>Soru 34: Hz. Musa (a.s.)’a inanmayan halka, Allah (c.c.)’ın verdiği belalar nelerdir?<br />
Cevap  : a- Tufan belası (sağanak halinde sürekli yağmur)<br />
               b- Çekirge belası (ekinleri ve her şeyi yiyen çekirgeler)<br />
               c- Kummel belası ( Kanatsız çekirge, karınca ve ekin biti)<br />
               d- Kurbağa belası (şehri istila eden ve evlere giren kurbağalar)<br />
               e- Kan belası (Su ve meyvelerin kan halinde olması)<br />
               f- Mal ve servetin yok olması belası. </p>
<p>Soru 35: Hz. Musa (a.s.)’ın amcasının oğlu olan ama ona inanmadığı gibi başına bela olan<br />
                ve tarihin en zengin insanı olarak bilinen, 300 süslü cariye, 9000 hizmetinde adamı<br />
                olan ve evinin kapı ve duvardaki tabelaları altından olan sonunda her şeyiyle beraber<br />
                yerin dibine batan zalim kimdir?<br />
Cevap  : Karun </p>
<p>Soru 36: Hz. Musa (a.s.)’ın başının belası olan, kendini halkına ilah olarak tanıtan: “Ben sizin<br />
                en büyük rabbinizim” dediği halde ömrü boyunca cinsel ilişkiyi tadamayan, iktidarsız olan,<br />
                kendine bela olacak bir çocuğun doğduğunu kahinlerin bildirmesi üzerine o yıl doğan 900<br />
                çocuğu öldürten ama kendisinin belası olacak çocuğu sarayında besleyen, sonunda Kızıl<br />
                denizin sularında boğulurken “Musa’nın rabbine iman ettim” diye bağıran, yaptırdığı<br />
                Piramitler kıyamete kadar zulmünün şahidi olacak olan zalim kimdir?<br />
Cevap  : Firavun </p>
<p>Soru 37: Hz. İbrahim (a.s.)’ı ateşe atma teşebbüsünde bulunan ve bela olarak burnuna giren bir<br />
               sivrisineğin beynine ulaşıp oradaki hareketine dayanamayıp kafasını duvara vurarak kendini<br />
               öldüren, hükümdarlar arasında başına taç takan ve insanları kendine ibadet etmeğe çağıran<br />
               ilk kişi olarak bilinen zalim kimdir?<br />
Cevap  : Nemrut </p>
<p>Soru 38: Babası, dedesi ve büyük dedesi peygamber olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Yusuf (a.s.) </p>
<p>Soru 39: Hz. Musa (a.s.)’dan sonra İsrail oğullarını 29 yıl Tevrat’la idare eden, Hz. Musa (a.s.)’ın<br />
               Hızır (a.s.)’a gidişinde yol arkadaşı olan ve halkına onu anlatırken “Ona muhalefet eden<br />
               melundur” diyerek İsrail oğullarını kendinden sonra ona inanmaya davet ettiği peygamber kimdir?<br />
Cevap   : Hz. Yuşa Bin Nun (a.s.) (İstanbul Beykoz’da ismi ile anılan Yuşa tepesindedir.) </p>
<p>Soru 40: Hz. Musa (a.s.)’ın damadı olan ve Hızır (a.s.) ile yolculuğa çıktığında halkını emanet ettiği<br />
                bir peygamberdir. Hz. Yuşa (a.s.)’dan sonra Beni İsrail’e peygamber olmuş olan kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Kalip Bin Yüfenna (a.s.) </p>
<p>Soru 41: Binlerce ölünün dirilmesine şahit olmuş olan bir peygamberdir. Hz. Musa (a.s.)’ın damadı<br />
               Hz. Kalip (a.s.)’dan sonra Ben-i İsrail’e peygamber olmuştur. Annesinin duası sonucu olduğu<br />
               için (ve annesi çok yaşlı olduğu için) “İbnül Acuz” Kocakarının oğlu diye anılan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Hızkıl (a.s.) </p>
<p>Soru 42: İsrail oğulları, Hz. Musa (a.s.)’ın şeriatını terk edip altından yaptıkları, göz bebekleri yakuttan,<br />
                başına inci ve cevherlerle süslü taç koydukları “Bal” isimli puta tapmaya başlamışlardı.<br />
                Bu zamanda kendilerine gönderilen peygambere inanmayınca da kuraklık ve sıcaklıktan<br />
                kavrulunca duası ile yağmurlar yağdırdığı  halde halkın azı iman etmişti. Balbebek halkına<br />
                gönderilen bu peygamberin adı nedir?<br />
Cevap  : Hz. İlyas (a.s.) </p>
<p>Soru 43: Hz. İlyas (a.s.)’ın devamlı yanında olmuş ve ondan sonra yerine İsrail oğullarına peygamber<br />
               olmuş olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Elyasa (a.s.) </p>
<p>Soru 44: Ninava halkına peygamber olarak gönderilmiş, 33 yılda kendisine ancak iki kişi iman etmiş,<br />
                yaptığı bir hatadan dolayı denizde gemiden atılarak balığın karnında 40 gün kadar kaldığı<br />
                bilinen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Yunus (a.s.) </p>
<p>Soru 45: Dinlerini terk eden Ben-i İsrail’in başına belalar gelip cizye ödedikleri zaman Allah (c.c.)’ın<br />
               onlara gönderdiği peygamber onlara hem Allah (c.c.) yardımı ile bir hükümdar olarak Talut’u<br />
               başlarına getirmiş hem de Talut’un Calut ile yaptığı savaşta Calut’u öldürecek şahsın (sonradan<br />
               kendisinin yerine peygamber olarak gelecek) Davut olduğunu bildirmiş olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Şemuyel (a.s.) </p>
<p>Soru 46: Hz. Davut (a.s.)’ın oğlu olup babasının krallık ve peygamberliğine varis olan,<br />
                Kudüs’te bulunan Mescidi Aksa’yı yaptıran, insanların ve cinlerin kendisine kıyam<br />
                ettiği gibi tüm mahlukatın dilinden anlayan, rüzgarın dahi emrine verildiği peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Süleyman (a.s.) </p>
<p>Soru 47: Talut ile Calut ordularının yaptığı savaşta Calut’u öldürüp, Talut’un verdiği söz üzerine onun<br />
                kızını almış ve neticede Beni İsrail’in önce hükümdarı sonra peygamberi olmuş olan, kendisine<br />
                dört büyük kitaptan Zebur verilmiş olan koyun gütmesi, sapan taşı atması ve demire şekil<br />
                vermesinden bahsedilen, demirden yaptığı zırhları satarak geçimini temin eden peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Davut (a.s.) </p>
<p>Soru 48: Hz. Davut (a.s.) zamanında yaşamış olan, ilmi, hikmeti ile ona vezirlik yapmış, kendisine teklif<br />
               edilen nübüvvet, krallık ve hikmetten o, hikmeti tercih etmiş Kur’an’ı Kerim’de oğluna<br />
               nasihatlerinden bahsedilen peygamber olup olmadığı ihtilaflı olan insan kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Lokman (a.s.) </p>
<p>Soru 49: Hz. Şaya (a.s.)’dan sonra Beni İsrail’e peygamber olmuş, Allah (c.c.)’a münacatı<br />
                üzerine halkı helak olmaktan kurtulmuş ama,sonra Cebrail (a.s.) insan suretinde<br />
               dört defa gelerek aile halkının yaptıklarını anlatarak fetva isteği sonucu o şahsın ailesine<br />
               dua ettiğinde halkına fetvayı sen verdin diyerek Allah (c.c.)’ın fetvayı sen verdin diyerek<br />
               halkını helak ettiği ve yüz yıllık ölümden sonra merkebi ile birlikte dirilmesine şahit olduğu<br />
               peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İrmiya (a.s.) </p>
<p>Soru 50: Babil hükümdarı Buhtunnassar’ın Beytül Makdis’i yıkarak Beni İsrail’den esir aldığı<br />
               çocuklar arasında bulunan ve zindana atılan, Babil kralının gördüğü rüyaya tabirle<br />
               zindandan kurtulduğu gibi iyi mevkilere gelen ve Kur’an’ı Kerim’de kendisinden<br />
               “Resul olmayan bir nebidir” diye bahsedilen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Danyal (a.s.) </p>
<p>Soru 51: Babil kralı Buhtunnassar’ın Beytül Makdis’i yıkıp insanları esir etmesinden yıllar sonra<br />
               geri dönen Beni İsrail arasında Tevrat’ı olan olmadığı gibi onu bilen de yoktu. Aralarında<br />
               biri vardı ki, bu Tevrat’ı bildiği için yeniden onu yazdı. Beni İsrail’e peygamber olarak<br />
               gönderilmiş olan bu insana sonunda, “O Allah’ın oğludur” diyecek kadar ileri gittiler.<br />
               Beni İsrail’e Tevrat’ı yeniden Allah (c.c.)’ın izni ile ezberinden yazan bu peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Üzeyr (a.s.) </p>
<p>Soru 52: Teyzesinin kocası olan Hz. Zekeriyya (a.s.)’ın himayesinde büyüyen ve yaptırdığı kendisine<br />
                has mihrabında devamlı Allah (c.c.)’ı zikreden, Hz. İsa (a.s.)’ı kocasız olarak dünyaya<br />
                getiren ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in diliyle cennet kadınlarının üstünlerinden olarak<br />
                bildirilen adına Kur’an’ı Kerim’de sure bulunan kadın kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Meryem </p>
<p>Soru 53: Hz. Zekeriyya (a.s.)’ın oğlu olup Hz. İsa (a.s.)’dan önce gelen ve onunla aynı zamanda<br />
               yaşayıp onun varlığını Ben-i İsrail’e bildirmiş, oda babası gibi kendi halkı tarafından şehit<br />
               edilmiş olan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Yahya (a.s.) </p>
<p>Soru 54: Kendisine dört büyük kitaptan İncil verilmiş olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den bir önce<br />
               gelen peygamber olup annesi İmran’ın kızı Meryem’e erkek eli değmeden ve evlenmeden<br />
               dünyaya getirdiği evladı olan ve 33 yaşında iken göğe kaldırılan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İsa (a.s.) </p>
<p>Soru 55: Yeryüzünün doğusundaki ve batısındaki tüm beldelere ulaşmış, ayak bastığı her yerin halkına<br />
                hakim olmuş bir insandır. Bunun nasıl bu kadar geniş bir alemde gezebildiğini Hz. Ali (r.a.)’a<br />
                sorduklarında: “O, bulutlar ona yol aldırır, yollar ona düzeltilir, nurlar ona döşenip yayılır,<br />
                kendisine gece ve gündüz bir olurdu” diye cevap verdiği, peygamber olup olmadığı bilinmeyen<br />
                Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen bu insan kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Zülkarneyn (a.s.) </p>
<p>Soru 56: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mübarek hadislerinde “Cennet kadınlarının<br />
               üstünleri olarak bildirilen” dört kadın kimlerdir?<br />
Cevap  : a)Hz. Hatice  b)Hz. Fatıma  c)Hz. Meryem  d)Hz. Asiye (Firavunun karısı) </p>
<p>Soru 57: Hz. İsa (a.s.)’ın dini üzerine yaşayan, Tarsus ahalisinden olan, kendilerine Ashabı<br />
                Kehf denilen, adlarına Kur’an’ı Kerim’de sure bulunan yedi genç bir de refakatçi<br />
                köpekleri, Rum hükümdarı olan Dekyanus’un zulmünden kurtulmak için “Neclus”<br />
                adında bir dağın mağarasına saklanmışlar, hükümdarın ölmeleri için mağaranın girişini<br />
                kapattırması üzerine Allah (c.c.)’ın yardımı ile 309 yıl uyuyan ve yine sonunda o kadar<br />
                yıldan sonra uyanıp halkın içine karışarak yaşayan bu insanların isimleri nedir? (Bu isimler<br />
                hastalara şifa niyetiyle okunduğu bilinmektedir)<br />
Cevap  : Telmiha (Yemliha), Meslina, Mekselmina, Mernus, Debernus, Şazenuş, Keşeftedayyuş,<br />
                ve köpekleri Kıtmir </p>
<p>Soru 58: İslam öncesi devirlerden birinde, bir gurup mü’mine imanlarından dönmeleri için işkence<br />
               yapan, dinlerinden dönmediklerini görünce de onları bir hendeğe atarak yakan bu zalim<br />
               yöneticilere verilen isim nedir?<br />
Cevap  : Ashabı Uhdut </p>
<p>Soru 59: Hayvanların dilinden anlayıp onlarla konuşan peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Süleyman (a.s.) </p>
<p>Soru 60: İlmi Hz. Musa (a.s.)’ın ilminden üstün ve onunla arkadaşlık yapmış olan, hala sağ<br />
               olduğu rivayet edilen, Peygamberimiz (s.a.v.)’in onun hakkında “O otsuz kuru bir yere<br />
               otururdu, kalktığında yeşillenerek onun arkası sıra dalgalanırdı” buyurduğu, üstün ilim<br />
               sahibi olan kimdir?<br />
Cevap   : Hızır (a.s.) </p>
<p>Soru 61: Yemen melikesine Süleyman (a.s.)ın mektubunu onun emri ile götüren kuşun adı nedir<br />
Cevap  : Hüdhüd kuşu </p>
<p>Soru 62: Ömrü boyunca bir oruç tutup bir gün iftar eden peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Davut (a.s.) </p>
<p>Soru 63: Yeryüzünde ilk cinayeti işleyen kimdir ve niçin cinayet işlemiştir?<br />
Cevap  : Hz. Adem (a.s.)’ın oğlu Kabil kardeşi Habil’i kıskandığı için cinayet işlemiştir. </p>
<p>Soru 64: Yusuf (a.s.)’ı kardeşleri niçin kuyuya atmışlardı?<br />
Cevap  : Kıskandıkları için </p>
<p>Soru 65: Kafir Firavunun mü’min hanımının adı nedir?<br />
Cevap  : Asiye </p>
<p>Soru 66: Hangi peygamber Hızır (a.s.) ile yolculuk yapmıştır?<br />
Cevap  : Musa (a.s.) </p>
<p>Soru 67: Hangi peygamberi balık yutmuştur?<br />
Cevap  : Yunus (a.s.) </p>
<p>Soru 68: Ateşe atılıp yanmayan peygamber ve onu ateşe atan zalim kimdir?<br />
Cevap  : İbrahim (a.s.)’ı zalim Nemrut ateşe atmıştır. </p>
<p>Soru 69: Hangi peygamber halkını 950 sene Hakka davet etti?<br />
Cevap  : Hz. Nuh (a.s.) </p>
<p>Soru 70: Hangi peygamberlerin hanımları iman etmeyerek helak oldular?<br />
Cevap  : Hz. Lut (a.s.) ve Hz. Nuh (a.s.)’ın hanımları </p>
<p>Soru 71: Doğduğunda konuşan peygamber hangi peygamberdir?<br />
Cevap  : Hz. İsa (a.s.) </p>
<p>Soru 72: Topukları altından zemzem suyu çıkan ve bıçağın kesmediği peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İsmail (a.s.) </p>
<p>Soru 73: Firavunun sarayında büyüyen peygamber kimdir?<br />
Cevap  :Hz. Musa (a.s.) </p>
<p>Soru 74: Ömrü boyunca bir gün oruç tutan bir gün iftar eden peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Davut (a.s.) </p>
<p>Soru 75: Hz. Nuh (a.s.)’ın kavmi nasıl helak oldu?<br />
Cevap  : Tufan sonunda boğularak </p>
<p>Soru 76: M.Ö. 1.yüzyılda İsrail oğullarına gönderilen, ismi Kur’an’ı Kerim’de geçen<br />
                peygamberlerden olup Yahya (a.s.)’ın babasıdır. Rabbine: “Ey Rabbim!<br />
                Bana senin katından temiz bir nesil ihsan et” diye dua etti. Bunun üzerine melekler<br />
                ona Yahya (a.s.)’ı müjdelediler. Filistin valisi Heredos bu peygamberin babasını<br />
                öldürmek istemiştir. Babasının öldürülmesine karşı çıkan bu peygamberi Herodos’un<br />
                askerleri yakalamak istemişler oda kaçarak bir ağaç kovuğuna saklanmıştır. Burada<br />
                zalimler kendisini ağaçla birlikte testere ile keserek şehit etmişlerdir. Bu peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Zekeriyya (a.s.) </p>
<p>Soru 77: Körlerin gözlerini açma mucizesi hangi peygambere verilmiştir?<br />
Cevap  : Hz. İsa (a.s.)</p>
<p>Soru 78: Kabe’nin yanında bulunan Haceri Esvet taşı nereden gelmiştir?<br />
Cevap  : Cennetten </p>
<p>Soru 79: Kabe’yi Allah (c.c.)’ın emri ile ilk inşa eden peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İbrahim (a.s.) oğlu İsmail (a.s.) ile inşa etmiştir. </p>
<p>Soru 80: Kudüs’te bulunan Mescidi Aksa’yı hangi peygamber inşa etmiştir?<br />
Cevap  : Hz. Süleyman (a.s.) </p>
<p>Soru 81: Safa ve Merve tepeleri arasında su bulabilmek için koşan kadın kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Hacer </p>
<p>Soru 82: Hz. Adem (a.s.)’ın üçüncü oğlu ve ikinci peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. Şit (a.s.) </p>
<p>Soru 83: Hz. Adem (a.s.) ve Hz. Havva annemiz cennetten kovulduktan sonra dünyada<br />
               Allah (c.c.)’ın izniyle nerede birleştiler?<br />
Cevap  : Arafat, Rahmet dağında </p>
<p>Soru 84: Hz. Lut (a.s.)’ın gönderildiği şehir hangisidir?<br />
Cevap  : Semut </p>
<p>Soru 85: Hz. Yusuf (a.s.) kaç sene zindanda kaldı?<br />
Cevap  : Yedi sene </p>
<p>Soru 86: Hükümdarlar arasında başına taç takan ve insanları kendisine ibadete çağıran ilk kişi kimdir?<br />
Cevap  : Nemrut </p>
<p>Soru 87: Hz. Nuh (a.s.)’a iman ederek gemiye binen oğullarının isimleri nelerdir?<br />
Cevap  : Sam, Ham, Yafes </p>
<p>Soru 89: İçenlere ölümsüzlüğü ve ebedi hayatı kazandıran suyun adıdır. O sudan birisi içmiş<br />
               ve ölümsüzlüğe ermiştir. Milli Görüşçü gençte  işte bu su gibi olmalı ki, onu gören onda<br />
               dirilmeli ve ona bakan onda canlanmalı, hayat bulmalı, kendine bakana ümit vermeli.<br />
               İşte bahsettiğimiz, içenlere ölümsüzlük veren suyun ve ondan içip ölümsüzlük kazanan,<br />
               Hz. Musa (a.s.) ile de meşhur yol arkadaşlığı olan kişinin adları nelerdir?<br />
Cevap  : Ab-ı Hayat ve Hızır (a.s.) </p>
<p>Soru 90: Hz. Şit (a.s.)’dan sonra peygamber olarak gönderilen, ilk kalem ile yazı yazan,<br />
                ilk elbise diken, sonunda Cenabı Allah (c.c.) tarafından göğe çekilen peygamber kimdir?<br />
Cevap  : Hz. İdris (a.s.) </p>
<p>Soru 91: Milattan önce (M.Ö.) 10.yüzyılda İsrail oğullarına gönderilen ve Kur’an’ı Kerim’de<br />
               adı geçen peygamberlerdendir. Davut (a.s.)’ın oğludur. Ona da babası gibi hem krallık<br />
               hem de peygamberlik verildi. Saba Melikesi Belkıs’la aralarında geçen olaylar meşhurdur.<br />
               Kaç yıl yaşadığı bilinmemektedir. Ancak kırk yıl hükümdarlık yaptığı söylenir. İçinde<br />
               Mescidi Aksa’nın da bulunduğu çok sayıda yapı yaptırmıştır. Kendisine öldükten sonra devlet,<br />
               İsrail oğulları ve Yahuda diye ikiye bölünmüştür kimdir bu peygamber?<br />
Cevap  : Hz. Süleyman (a.s.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/genel/soru-cevap/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hud Aleyhisselâm</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-ilmihali/hud-aleyhisselam</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-ilmihali/hud-aleyhisselam#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam İlmihali]]></category>
		<category><![CDATA[Hud Aleyhisselâm hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Hud Aleyhisselâm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihalde Hud Aleyhisselâm]]></category>
		<category><![CDATA[islama göre Hud Aleyhisselâm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1155</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;&#160;&#160;&#160;18- Hazret-i Hud, Yemen&#8217;de Hadremut civarında &#8220;Ahkaf denilen yerde yaşayan &#8220;Ad&#8221; kavmine peygamber gönderilmiştir. Şöyle ki: İnsanlar, Tufan felâketinden sonra yine azıtmışlar, yollarını sapıtmışlar, Allah&#8217;ın dinine aykırı işlere sarılmışlardı. Bunlardan bir kısmı da &#8220;Ad&#8221; kavmi idi. Bunlar, birçok nimetlere ve kuvvetlere kavuşmuş muhteşem binalar yapmış; fakat Yüce Allah&#8217;ın birliğini inkâr ederek putlara tapınmakta bulunmuşlardı. Kendilerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;18- Hazret-i Hud, Yemen&#8217;de Hadremut civarında &#8220;Ahkaf denilen yerde yaşayan &#8220;Ad&#8221; kavmine peygamber gönderilmiştir. Şöyle ki: İnsanlar, Tufan felâketinden sonra yine azıtmışlar, yollarını sapıtmışlar, Allah&#8217;ın dinine aykırı işlere sarılmışlardı. Bunlardan bir kısmı da &#8220;Ad&#8221; kavmi idi. Bunlar, birçok nimetlere ve kuvvetlere kavuşmuş muhteşem binalar yapmış; fakat Yüce Allah&#8217;ın birliğini inkâr ederek putlara tapınmakta bulunmuşlardı. Kendilerine Hud aleyhisselâm gönderildi. Bu muhterem peygamber, birçok mucizeler gösterdi. Fakat inanmadılar. Nihayet yedi gün sekiz gün devam eden şiddetli bir rüzgâr ile helak oldular. Hazret-i Hud da, kendisine iman edenlerle beraber çıkıp başka tarafa gitti. Yüz elli sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme&#8217;de veya Hadremut&#8217;ta gömüldüğü rivayet edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/islam-ilmihali/hud-aleyhisselam/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SUAL</title>
		<link>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/hadisler/sual</link>
		<comments>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/hadisler/sual#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:21:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler ve SUAL]]></category>
		<category><![CDATA[hadislerde SUAL]]></category>
		<category><![CDATA[SUAL hakkında hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[SUAL ile ilgili hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/?p=1082</guid>
		<description><![CDATA[SUAL
2206 &#8211; Hz. Ebü Hüreyre anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Ben sizi terkettikçe siz de beni bırakınız. Zîra, sizden öncekileri, suallerinin çokluğu ve peygamberleri üzerindeki ihtilafları helâk etmiştir. Öyle ise sizi birşeyden nehiy mi ettim (niçin, neden? diye sormaya kalkmadan) ondan kaçının. Bir şey emrettiğim zaman da onu elinizden geldiğince yapmaya çalışın, (soru sormayın).&#8221;
Buhârî, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SUAL</p>
<p>2206 &#8211; Hz. Ebü Hüreyre anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Ben sizi terkettikçe siz de beni bırakınız. Zîra, sizden öncekileri, suallerinin çokluğu ve peygamberleri üzerindeki ihtilafları helâk etmiştir. Öyle ise sizi birşeyden nehiy mi ettim (niçin, neden? diye sormaya kalkmadan) ondan kaçının. Bir şey emrettiğim zaman da onu elinizden geldiğince yapmaya çalışın, (soru sormayın).&#8221;</p>
<p>Buhârî, İ&#8217;tisâm 2; Müslim, Hacc 412, (1337); Tirmizî, İlm 17, (2681); Nesâî, Hacc 1, (5,110).</p>
<p>2207 &#8211; Sa&#8217;d İbnu Ebî Vakkas (radıyallâhu anh) anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Müslümanlar içinde, müslümanlara karşı en büyük cürüm işleyen kimse odur ki, haram kılınmamış olan bir şey hakkında soru sorar da bu suali sebebiyle o şey haram kılınıverir.&#8221;</p>
<p>Buharî, İ&#8217;tisâm 3; Müslim, Fedâil 132, (2358); Ebü Dâvud, Sünnet 7, (4610).</p>
<p>2208 &#8211; Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhisssalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;İnsanlar sizlere ilimden sormaya devam ederken şunu demeye kadar gelirler: &#8220;Anladık, AIIah herşeyin yaratıcısıdır, pekiyi AIIah&#8217;ın yaratıcısı kimdir?&#8221;</p>
<p>Buhârî, Bed&#8217;ü-l-Halk 11; Müslim, İman 232, (135); Ebü Dâvud, Sünnet 19, (4721, 4722).</p>
<p>Ebü Hüreyre, bir adamın elini tutarak ilave etti: &#8220;Allah ve Resülü doğru söyledi. Bana bunu iki kişi sordu; bu, üçüncüsüdür.&#8221;</p>
<p>2209 &#8211; Ebü Dâvud&#8217;un diğer bir rivayetinde şöyle der: &#8220;Bunu söyledikleri zaman siz: &#8220;Allah birdir, Allah sameddir (ne bir yaratıcıya ne de bir başka şeye muhtaç değildir), doğurmadı, doğurulmadı da. O&#8217;nun bir dengi de yoktur&#8221; deyin, sonra solunuza üç kere tükürüp istiâze ile şeytandan Allah&#8217;a sığının.&#8221;</p>
<p>Ebü Dâvud, Sünnet 19, (4722).</p>
<p>2210 &#8211; Yine Hz. Ebü Hüreyre anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;İnsanların şerlileri, ulemaya (birşey öğrenmek için değil), onları yanıltmak için zararlı meselelerden soru soranlardır.&#8221;</p>
<p>Rezîn&#8217;in ilavesidir. Kaynağı bulunamamıştır.</p>
<p>2211 &#8211; Ebü Sa&#8217;lebe eI-Huşenî (radıyallâhu anh)anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: &#8220;Allah bir kısım farzlar koymuştur, siz bunları daraltmayın. Bir kısım da sınırlar (yasaklar) koydu. Bunlara tecavüz etmeyin. Bazı şeyleri de haram kıldı, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri de (farz, sınır, haram diye tavsifetmeden mutlak) bırakmıştır. Bunları, unutarak bırakmış değildir. Öyle ise onları (farz mı, haram mı.. vs. diye didikleyip) araştırmayın.&#8221;</p>
<p>Rezîn ilavesidir. Bunu Dârakutnî, Sünen&#8217;inde Radâ bahsinde (4, 184) tahric eder. ed-Dürru&#8217;l Mensür&#8217;da Suyütî, başka rivayetler de kaydeder (4. 279).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dini-bilgiler.ezan.gen.tr/hadisler/sual/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
